≡ AŞIRI GERİLİM KORUMA FİYATLARI NEDEN YÜKSEK

Elektrik dağıtım panosu içerisindeki hacmine göre en pahalı ürün parafudrlardır denebilir. Gerek AR-GE maliyetleri (dış ortam yüksek gerilim lab. v.s.) gerekse varistör, spark gap gibi teknolojilerin diğer şalt ürünlerine göre daha maliyetli oluşu buna sebep olmaktadır. Kullanımı arttıkça fiyat skalasının da aşağı yönlü hareket edeceğini umuyor ve gayret ediyoruz.

≡ PARAFUDR FİYATLARI

Parafudr seçiminde öne çıkan B, C ve D sınıfı ürünler aynı zamanda fiyat aralığını da belirlemektedir. Kullandığınız ürünün fiyatının uygun olduğunu düşünüyor olabilirsiniz lakin B sınıfı yerine C veya düşük kapasiteli bir B+C kullanıyor da olabilirsiniz. Mutlaka ihtiyacınıza uygun olan ürünü netleştirip ondan sonra fiyat mukayesesi yapınız.

≡ YENİ YILDIRIMDAN KORUNMA YÖNETMELİĞİNİ DOĞRU OKUYABİLİYOR MUYUZ?

Yönetmeliğimiz uygulama esasları açısından son derece kapsamlı olduğu gibi korunmanın gerekli olup olmadığının incelenmesi açısından da IEC 60235-2 de verilen risk analizinden yola çıkılarak belirlenen detaylı bir çalışma mevcuttur. Öyle ki bu analizde korunma maliyetinin kayıp zarar maliyetleri ile kıyaslanması sonucunda risk grubuna göre yıldırımdan korunma sistemi kurulmasına gerek yoktur kanısına dahi varılabilir. Firmaların bu konuyu iyi bilmesi ile yönetmelik ilgili maddesine göre maliyeti çok bu sebeple koruma düşünmüyoruz demesi de mümkündür. Elbette bu cümle, öncesi ve sonrası birçok detay içeren bir beyan olup sıradan bir söylem değildir. Özellikle müteahhit firmalar kafes yönteminin çok pahalı olması korkusundan paratoner ile ekonomik olarak çözüm bulmayı tercih etmektedir. Halbuki hem risk analizi sonuçları hem de üçüncü bölüm de yer alan malzeme seçimlerinde bakır yerine çok daha ekonomik malzeme seçimlerinin de yapılabileceği bilinmiş olsa yönetmeliği anlamak ve uygulamak çok daha kolay olacaktır. Gene burada konuyu iyi özümseyen yetkili kişilerin eksikliği ortaya çıkmaktadır. Özellikle kopyala yapıştır proje ve şartnameler sebebi ile belirleyici kişi ve kuruluşlar konuyu tam olarak incelemeden işlerin yapım özelliklerini belirleyip üzerinde ısrar etmektedirler. Aynı projede sebebini bilmeksizin bakır iletken isteyip bağlantılarda termokaynak yerine et kalınlığı dahi belirtilmemiş bağlantı branşmanları kabul edilmektedir. Bu ve benzeri konuların en doğru şekilde çözümü için yukarıda da belirttiğim gibi daha baskın bir kuruma ihtiyaç vardır.

≡ EMO VEYA YILKODER YETERLİ Mİ?

Spekülasyonlardan arındırılmış net bir uygulama için kimler yetkili ve sorumlu olmalıdır peki? Ağırlıklı olarak topraklama ölçümlerinden dolayı konuya dahil olan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), başındaki bilgi birikimi kuvvetli çalışma arkadaşlarımıza rağmen konu hakkında etkin bir kimliğe sahip değildir. Konunun sadece bedeli mukabil yapılan zorunlu ölçümler olmadığı bilinci kullanıcıda oluşturulamadı ise bunda yetkili kurumlardan en başta EMO (üyesi olan bizler de dahil) kendine hata ve vazife çıkarmalıdır. Buradaki eksiklikler ve sektörün birliği açısından kurulan YILKODER’in de dernek vasfı ile yapabilecekleri sınırlı olduğundan iyi niyetli bir örgütten öte gitmeyecektir. Unutmamalıyız ki kişi ve kurumlar ülkemizde yasal zorunluluk olmaksızın hareket etme ve önlem alma bilincine sahip değildir. Bu sebeple çözüm aramak için bu tarz örgütleri desteklemek ile birlikte yasal mercileri harekete geçirmek daha doğru olacaktır. Tabi burada yasal yetki kimdedir sorusu ayrı bir tartışma konusudur. Enerji Bakanlığı veya Bayındırlık Bakanlığı gibi bir üst kurumda bu konuyu netleştirmek ne derece mümkün malumunuzdur. Elbette bu karamsar hava ile çözüm arayışından vazgeçmemelidir. En azından bu yönde bir çalışmanın etkin bir çözüm doğuracağı bilinmelidir. YILKODER veya benzeri bir kurum bu tarz faaliyetlerde görüşmelerin daha etkili olabilmesi için iyi bir kimlik olabilir. Şahsım ve firmam bu konunun netlik kazanması için elinden geleni yapacaktır. İlerleyen yıllarda iç ve dış LPS dahil topraklama ve yıldırımdan korunma sistemi olmayan bir binaya elektrik bağlanmıyor olması bu gün fantastik bir yaklaşım olabilir ama zamanı gelince bu veya buna yakın önlemlerin alınıyor olması hiç birimizi şaşırtıyor olmasın.

≡ YILDIRIMDAN KORUNMAK SADECE PARATONER VEYA KAFES KURMAK MI?

Yönetmeliğimiz fasiküllerinde tanım, analiz, malzeme seçimi, kritik ölçüler ve montaja ilişkin hususlar dahi yer almaktadır. Yıldırımdan korunmanın sadece bir parçası olan yıldırımı yakalamak hususunda aktif paratoner ve kafes metodunu kıyaslamak üzerine kurulu tartışmalar diğer konuların geri planda kalmasına sebep oluyor. Paratoner de kullanılsa kafes metodu da uygulansa yapılması gereken işler sırası ile risk analizi, koruma yarıçaplarının belirlenmesi ve özellikle son bölümde elektrik ve elektronik sistemlerin korunmasıdır. Fakat bu son hususta Ana Dağıtım Panolarında B ve C sınıfı parafudr kullanmanın dışında fazla bir önlem alınmamaktadır. Bu iki sistemden birbiri ile aynı olan tek ortak sistem topraklamadır. Topraklama da tüm sistemin eş potansiyelde olması, adım gerilimlerine dikkat edilmesi, uzun ömürlü olması ve kontrol edilebilir olması dikkat edilmesi gereken en önemli konulardır. Firmalarca çeşitli yayınlarda bu yönde bilgilendirme yapılmasına karşın son kullanıcıya baskı oluşturacak bir mekanizma henüz oluşturulabilmiş değildir. Elbette parafudrların tercihe bağlı kullanılacak bir ürün olduğu söylenilmekle birlikte bu korumanın olmaması halinde diğer tüm harcanan bedellerin anlamsız olduğu en açık dille ifade edilmelidir.

≡ YILDIRIMDAN KORUNMA YÖNETMELİĞİNİ DOĞRU OKUYUP UYGULUYOR MUYUZ?

Sektörü takip eden birçoğumuzun bildiği üzere yıldırımdan korunma hususunda TS 622 yerine TS EN 62305 ‘e bıraktı. Bu değişiklik ile tartışmaların odağına oturan konu da tabii ki. Aktif paratoner ile mi faraday kafesi yöntemi ile koruma yapmalıyız hususu oldu. 2007 yılında yapılan bu değişiklik ile birçok firma gerek bu tarz dergi yazıları ile gerek ürün gamındaki eklenti ve değişiklikler ile yeni yönetmeliğe adapte olmaya çalıştı. Yazılan bir çok yazınını konunun teknik detaylarına boğulmaktan öteye gitmediğini açık yüreklilikle söylemek zorundayım. Son kullanıcıların henüz konu hakkında detaylı bilgi ve fikre sahip olmadıklarını düşünüyorum. Bu yönde bir takım çalışmalar yapıldı, elbette özellikle aşağıda değineceğim dernek çatısı altında bu yönde çalışacak bir platform kurulmaya gayret ediliyor lakin henüz amacından uzakta seyrettiği aşikâr. Kullanıcı ve sektör tedarikçileri de kendine yakın hissettikleri kişi ve/veya firmaların yönlendirmeleri ile hareket etmeyi tercih ediyorlar. Diğer ülkelerde de benzer tartışmaların yaşandığı mutlaktır. Fakat ülkemizde bu tip tartışmalar özünden uzaklaşıp polemik haline getirilerek çözümsüz kalmaktadır. Ve hala kimileri paratonerci kimileri faradaycı olarak belirgin bir saf oluşmuştur. Eski ve köklü firmalarımız her iki koruma yönteminde de en iyisini yapmaya çalışırken birçok kişi ve/veya firma ise yerine göre paratoneri yerine göre kafes yöntemini kötüleyerek ticari kazançlarını ön planda tutmayı yeğlediler. Bunları yazmamdaki amaç iyiyi kötüyü ayıklamak değil. Fakat sektör olarak silkelenmek ve yeniden yapılanmaya gitmemiz gerektiği hususuna dikkat çekmeyi, bundan 10 yılı aşkın bir süre öncesindeki lisans bitirme tezimin dahi konusu olan bu doğrultuda kendime görev addediyorum. Burada amaç hedef ilişkisin aktif paratoner satıp satmamak olmadığını sanırım izah etme gereği doğuyor. Bizler paratoner satmayı değil ticari kayıp söz konusu olsa dahi konunun tüm açıklığı ile bir etapta beyan edilmesinin ilerleyen zamanlarda da tercih sebebinin yeni yönetmelikler doğrultusunda oluşturacağını savunmaktayız. Bu konuda ilk aktiviteyi firma olarak tecrübeli ekibimizi bu konuda bilinçlendirerek yeni bir isim ve yeni bir vizyonla yapayı düşündük. Amacı söz konusu sorunu tam manasıyla çözebilmek olan LPS YILDIRIMDAN KORUNMA SİSTEMLERİ ismi ile gerek yurt içi imalatçıları gerekse yurt dışı tedarikçi firmalar ile olan paylaşımlarını bu yönde de değerlendirmeye çalışacaktır. Dünyada sayısı bini aşkın sektör firması da Fransa ve İspanya ‘nın başını çektiği paratoner ağırlıklı koruma yöntemi ile Almanya’nın öncülüğünü ettiği kafes yönteminden oluşan bu iki ekolden birini tercih etmektedir. AB uyum yasaları çerçevesinde ve 2023 ihracat hedef-vizyonu bağlamında ticaret kanunlarımızın dahi gelişmiş Avrupa ülkelerine adapte edildiği günümüzde biz de firmamız olarak kabul edilmiş ve

≡ YILDIRIMDAN KORUNMADA BÜYÜK İKİLEM ? BAYINDIRLIK MI TSE Mİ?

Ülkemizde yıldırımdan korunma konusu ile bir şekilde ilgisi olanlar bu hususta aktif paratonerler ve faraday kafesi sistemi olmak üzere iki farklı yöntem olduğunu bilirler. Fakat birçok uygulamacı hangisinin daha iyi ve doğru olduğundan ziyade o an için elindeki projede ne yazdığı bütçesinin neye yeterli olduğuna göre hareket eder. Bu ikilemin oluşmasında bir payı ve hatası olmayan son kullanıcıyı suçlamak elbette amacımız değil. O noktaya kadar gelen bir çalışmada uygulayıcıdan bununla ilgili bir reaksiyon beklemek işin doğasına da aykırıdır. Markalar sistemler belirlenmiş, bütçeler oluşturulmuş ve iş belli ödeme şartları ve zaman dilimi dâhilinde alınmış olduğundan sadece uygulamak kalmıştır. Konunun nasıl bir yanılgı olduğunu anlatmak ve düşüncelerimi belirtmek için sanırım işin en son noktasındaki trajikomik durumu ortaya koymak çekici ve iyi bir başlangıç olmuştur. Bizler yıldırımdan korunma sektöründeki teknik çalışanlar olarak bu ikileme kafa yormak ve bunu çözmek zorundayız diye düşünmekteyim. Gelelim sorun olan ikilemin iki yanında neler olduğuna. Bir tarafta birçok devlet kurumunun hala geçerli olarak kullandığı ve buna paralel fiyat olarak uygun proje olarak kolay olması sebebi ile özel sektörde çokça tercih edilen aktif paratonerler bulunmakta. Diğer tarafta ise 2007 Haziran ayı itibari ile ülkemizdeki geçerli yönetmelik olma hüviyetini taşıyan özet adı ile faraday kafes sistemini detaylıca anlatan TS EN 62305 bulunmaktadır. Birbirine taban tabana zıt olan bu iki yöntem den paratonerler yıldırımı bir noktaya çekmek için aktif bir ünite barındıran tek noktadan iniş sistemi olup diğer yöntemde ise binanın gerekli olan çok sayıda noktasında yakalama ucu ve iniş sistemleri ile donatılmasını içerir. Aktif paratonerler yaygın olarak Fransız NFC 17-102 ve buna paralel olarak İspanyol UNE-21186 yönetmeliklerine uygun olması ile teknik bir altyapı kazanmakla birlikte tartışmaların hala odağındadırlar. Geleneksel bir yakalama ucu sistemine göre Delta T denen yakalama hızı farkı ile yıldırıma karşı öncelikli bir uç oluşturması iddiası tartışmalıdır. Bu tartışmayı mahkemeye taşıyan Amerika ve Avrupa da ki sonuçlar paratoner tercihi yapanlar için hiç de iç açıcı sonuçlar taşımamaktadır. Hatta Amerika da ki mahkeme, reklamdaki yanlış yönlendirmeyi yasalara aykırı dahi bulmuştur. Ülkemizde henüz ufak tartışmaların ötesine gitmese de ilerde ciddi ayrışmalara sebep olacağı aşikârdır. Geleneksel yöntemleri barındıran yakalama ucu sistemi ise CENELEC ve IEC tarafından ortak çalışma ile 2006 da yayınlanmış ve ardından EN tarafından hemen hemen tüm Avrupa ülkelerinde yürürlüğe girmiştir. Paratonerlerin çıkış yeri olan Fransa da bile aynı anda NF EN 62305 geçerlidir. Bizim gibi Akdeniz ülkesi olan Fransa ve İspanyada da sanırım sorunun varlığı bilinmesine rağmen çözüme ait herhangi bir şey yapılmıyor ve ikilem devam ediyor. MÜHENDİSLİK DİPLOMASI ve ARİSTOKRAT YEMİNİ Söz konusu ikilemi şeklen farklı olarak sayfalarca anlatmak mümkün. Özellikle uygulamalara paralel bütçe farklılıkları üzerinden iş çok daha karmaşık hale gelecektir. Peki, biz mühendisler bu sorunun neresindeyiz ve ne yapmalıyız sorusundan başlayalım. İlk akla gelen tıp okuyanların meşhur aristokrat yemini gibi bizlerinde teknik doğrulardan uzaklaşmamaya, şahsi menfaatlerimizi milletimizin ve onun teknik emniyetinin önüne geçirmeye dair bir yemini olsa idi nasıl olurdu sorusu. Sanırım bu konuda özellikle meslek büyüklerimiz diplomanın alınmasının zaten bu manaya geldiğini düşüneceklerdir. Kısmen doğru gibi gözükse de sonuca bakarsak uygulamada işe yarar bir durum olmadığı aşikârdır. Bireysel olarak mühendislik ahlakını firmalara yükseltecek olursak bu konuda çalışan firmaların vizyon ve misyonunu sorgulamak gerekecektir. Ne yazık ki bu hususta da mevcut durum iç açıcı değildir. Sahipleri çok değerli insanlar olan paratoner imalatçıları da piyasa şartlarına ve ihtiyaçlara bakarak yönetmeliklere aykırı da olsa aktif paratoner üretimini devam ettirmektedirler. Tabii bu kişilere ve konuya olabildiğince insani açıdan iyi niyetle bir bakış açısı ile çıkarılabilecek bir sonuç. Teknik değerlere ve daha önce belirttiğimiz mühendislik ahlakını baz alarak daha sert yorumlar da yapılabilir. Sonuç olarak üreticilere engel olmasa da tartışmanın daha kesin sonuçlar çıkarabilmesi açısından belki böyle olması da gerekmektedir. PEKİ ÇÖZÜM HANGİ ŞEKİLDE MÜMKÜN? Konunun geneline bakarak okuyucuyu bilgilendirme ötesinde şahsi yorumlarımı da katmaya çalıştığım hususta çözüm için sıralamanın nasıl olacağına dair de bir yorum getirmeye gayret edeceğim. Ülkemizde de birçok dünya ülkesinde de kural ve kaideler yaptırım olmaksızın uygulanamaz. Hepimizin bir şekilde yurt dışında rastladığı örneklerle anlattığı insanların kurallara bağımlılığı emin olun ağır cezalar olmasa asla uygulanamaz. Yaya geçidine adımınızı attığınız an duran arabalar eminim ki olası bir kaza durumunda belki de cinayetten yargılanacakları korkusu ile hemen dururlar. Bu ve benzeri örneklerle her ülke ve sektörden örnekler çoğaltılabilir. İşin temeline baktığınızda gerekli kuralların yasalaşmış ve uygulanıyor olması esastır. Burada mevcut devlet düzeni çözümün adresidir diyebiliriz. Ülkemizde bu işin sorun olmasının ve çözümlenmemesinin sebebi de zaten yazımın ilk başlığından açıkça belli olmaktadır. Farklı kurumların farklı şartnameler ile ürün kabul ediyor olması, doğruları tartışılır yanlışları da kabul ve uygulanabilir kılmıştır. Hangi kurumun baskın olup asıl olduğu ve/veya yapılan herhangi bir işte geçerli olup olmadığı tartışmalıdır. Burada bence asıl olan TS yönetmelikleridir. Bir ülkede yapılan işlerin doğru ve düzgün olmasını sağlayan kurumun standart üreten kurum ne ise o olması gerekmektedir. Her ülkede bu amaçla kurulan standart enstitüleri yürürlükte olan yönetmelikleri ile uygulayıcı kurumlara da yön gösterirler. Bunun yasalarla takip ve kontrol altına alınması ile de istenen sağlanmış olur. Türkiye de TSE üzerine düşeni yapsa bile ciddi bir kontrol ve yaptırım olmadığı için sonuç alınamıyor. Bu konuda EMO veya Bayındırlık yerine belki de ruhsat veren makamın yönetmeliklere göre yapılmış bir yıldırımdan korunma projesini ve uygulama resimlerini istiyor olması çözüm olabilir. Bu konuda asla taviz vermeyen bir kurum kısa sürede bu konunu çözümlenmesini sağlayacaktır. Bundan 5-10 yıl öncesinde temel topraklamanın bilinmiyor ve uygulanmıyor olduğunu düşünürsek bugünkü noktaya gelinmesi de bundan farklı olmamıştır sanırım. Belki bu şekilde üreticilerde montajcılarda yönetmeliklerin uygulanması için zorunluluktan da olsa daha doğru işler yapacaktır.

≡ LÜTFEN TÜM ÖNERİ VE ŞİKAYELERİNİZİ BİZE BİLDİRİNİZ.

Lütfen tüm öneri ve şikayetlerinizi bize bildiriniz…

≡ FARADAY KAFES Mİ ? PARATONER Mİ ?

Son yıllarda devam eden bu tartışma henüz tam bir cevapla nihayetlenmemiş olsa da genel görüntü yeni yönetmelikle (TS EN 62305) birlikte faraday kafes başta olmak üzere pasif metodun ağırlık kazanıyor olduğudur. Bu bağlamda firmamız da bu yönde tavsiyelerde bulunmaktadır. İlk etapta daha zor ve daha çok bütçe isteyen bir yöntem gibi görünse de teknik detaylarına inilince faydası ve gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Her iki yöntemin uygulanışı ile ilgili detaylı bilgi için lütfen bize ulaşın.

≡ YILDIRIM OLAYI

The protection of buildings and structures against direct lightning strikes is well understood. All the recognised world standards on lightning protection present techniques for the protection of buildings and structures through the use of air terminals, down conductors and earthing systems. All these techniques are largely unchanged from the days of Benjamin Franklin and still the most common air terminal is the Franklin Rod. It is only now that other non-conventional systems are gaining some acceptance although much controversy still surrounds their effectiveness. A lightning strike is an electrical discharge resulting from the build up of electrical charge in a thundercloud. Discharge may occur from cloud to cloud, or from cloud to ground. The current which flows in a cloud to ground strike ranges from about 2,000A to 200,000A with a log normal distribution. The current in most ground flashes is from a negatively charged cell, although positive discharges also occur. The current flow is unidirectional with a rise time of less than 10 microseconds and a decay time of 100 microseconds or less. Multiple flashes along the same ionised path are likely. These may be spaced by around 50 to 100 milliseconds. Conventional lightning protection systems work well at protecting buildings and structures from the direct effects of a lightning strike and adequately protect the occupants of these structures. The indirect effects of these events must also be considered. It is not only lightning that can create damage but a host of other events caused by power line disturbances and load switching transients. These are caused by inductive load switching, capacitor banks, thyristor power supplies and other electrical switching operations.

≡ The Dangers of Lightning: The Many Ways That Lightning Can Hurt You

When we think of how lightning can hurt us, we often think of a direct strike which can injure or kill the person struck. However, it has been shown that a direct hit from lightning is responsible for only a small percentage of lightning-related injuries, compared to other causes. Lightning dangers can also be caused by ground current, side flash, contact (to an object struck by lightning), upward leaders, direct strike and blunt trauma (shockwave). This chart shows the frequencies of the primary lightning fatality mechanisms (Cooper & Holle, 2008) This chart shows the six ways a lightning strike can kill or injure a person. Here’s the way it works: a lightning strike that hits the ground typically hits a primary object and then the current disperses through the ground until it dissipates. Research shows that a lightning strike that hits the ground is hazardous out to 10 metres. Some people have been injured 15 to 30 metres away from where a lightning strike has hit the ground. Lightning danger definitions: Ground Current Lightning enters the earth, travels through it and voltages are set up in the ground. One part of your body contacts one voltage, and another part of your body contacts a different voltage. The difference in voltage is what drives the current through your body. See also surface arc lightning. Side Splash/Flash When lightning that has hit an object travels partly down the object before jumping to a nearby victim. Never seek shelter near a lone tree or other tall object, as a side flash can splash lightning from these tall objects onto a nearby object to reach the ground. Contact The person is touching or holding onto an object which lightning attaches itself to, such as wire fencing, telephones poles, etc. When inside a house, either a corded telephone or water pipe such as a faucet can also cause this. Upward Leaders Or streamers, are currents of positive charges that start growing upward from the ground from elevated objects. They are produced in response to the step leaders coming down from the cloud base. If a downward step leader and a streamer meet, a conductive path will be formed and a lightning stroke will occur. Other streamers in the area of the main stroke still carry a charge. This charge is much smaller than the main stroke but still large enough to cause injury or death to humans. Direct strike Is when lightning attaches directly to the victim. Only three to five per cent of lightning fatalities result from a direct strike. Blunt trauma This often occurs when a shock wave on the ground throws a person up to two metres away (10 feet) which results in bodily harm/injury. Blunt trauma can also occur from injuries related to fire, explosions, or falling objects, that are caused by a result of the lightning strike. Surface Arc High current surface arcs are associated with ground currents. They appear in photographs as bright arcs of light radiating from a strike point like spokes of a wheel, in the air just above the ground’s surface. The graphic below illustrates some of these phenomena. The images shows lighting striking a tree, upward leaders not reaching the downward leader, a surface arc radiating out from an object and a side flash splashing out from a tree Ultimately it is two types of lightning strikes (ground current and side flash) that account for 60 to 80 per cent of all the lightning strikes that see people being killed or injured. As always with lightning is it important to remember: When thunder roars, go indoors! To find out what else you can do to keep yourself safe from lightning, visit our section on Lightning Safety

≡ What's the Difference Between Surge Arresters and TVSSs?

New NEC requirements make it important to understand the difference between surge protectors, surge arresters, and transient voltage surge suppressors The term “surge protector” can describe any device that protects against surges, which are excess voltages — either impulses or sustained AC overvoltages. If you work in an area that receives a lot of lightning or where electric utility power is unreliable, installing surge protectors will greatly reduce damage to equipment in both commercial and residential buildings. The NEC allows, but doesn't require you to install AC surge protection. Surge protectors can so effectively limit lightning damage that in certain areas like Orlando, Fla., the local authorities go beyond NEC requirements and require the installation of AC protectors for all new construction. One way to obtain this protection is by using panelboards that incorporate factory-installed surge protectors. Underwriters Laboratories (UL) has two categories for testing and Listing hard-wired AC surge protectors. The older category, surge arrester (SA) (Category OWHX), originally included protectors hard-wired at the service entrance, or at any location downstream from the service disconnect. The newer category, transient voltage surge suppressor (TVSS), covered in UL 1449 Second Edition, includes both hard-wired, permanently connected protectors and plug-in AC power protectors, which are frequently called surge strips. The hard-wired and plug-in protectors were tested to different standards. Either type can include integrated signal protectors for CATV, phone, or other signal connections. These are frequently called multi-port protectors. Hard-wired SAs and TVSSs can be installed indoors or outdoors, depending on the manufacturer's stated application information supported by UL environmental testing. The 2002 NEC was changed to restrict the application of these devices. Now only protectors with the SA rating are allowed to be installed before the service disconnect [Art. 280 and 230.82(3)]. Only TVSSs may be installed after the disconnect (Art. 285). Dual-Listed devices, approved under both standards, may be installed in any location. Additionally, 285.6 of the NEC requires TVSSs to be marked with their short-circuit (fault) current rating. The UL TVSS standard has been modified to add this requirement to test procedures and marking, but the SA standard hasn't yet been changed. Additionally, the UL standard 96A for lightning protection systems requires that an SA be installed at the AC service entrance to protect the wiring and electrical equipment in the building. The Figure shows possible locations for hard-wired protectors and the corresponding UL and NEC requirements. Why do the categories overlap? What test standards apply to them? The reasons are, to a great extent, historical. The Table shows the critical withstand tests with the most difficult requirements for the different protector categories. The UL standards include several additional requirements, but those in the Table are key to the damaging conditions surge protectors are not only exposed to in operation, but must also protect against. The Table shows reasons for some of the restrictions. The harshest environment is at the service equipment. Only an SA must withstand the 10kA test pulse without incurring damage. That's why the SA rating is required at the service entrance. The hard-wired TVSS is exposed to much smaller lightning surges. It's downstream from the service entrance so a lower surge withstand is required. The plug-in TVSS, protected by a branch circuit breaker and building wiring, has an even lower surge requirement. All TVSS products may be used in proximity to people inside the building. Experience shows that significant exposure to severe AC overloads can result from power cross brought about by accidental contact between high-voltage and 120V circuits, from utility problems, and when electricians work on live wiring, so all TVSS products must survive or fail safely under severe overload. A special test is available for determining whether TVSS devices will survive or fail safely in the event of an open neutral in split-phase or 3-phase circuits. Such an event could expose the protector to two times or 1.73 times the nominal phase voltage, with limited low or moderate current. Although this might seem unlikely, open neutral problems are the most common cause of power quality events. A low fault current had the potential to cause smoldering without tripping circuit breakers and lead to fires in some situations before the new UL 1449 Standard required TVSS products to be protected against limited-current AC overvoltage. Finally, SAs may not be installed downstream from the service entrance because they haven't been tested for interrupt rating or other sustained AC overvoltage events. What protection can you expect from SA and TVSS hard-wired protectors? If properly installed, they'll limit incoming AC surges, even from nearby lightning strikes, to voltages from several hundred volts to about 2,000V, depending on the size of the incoming surge, the protector itself, and the lead length between the panel and the protector. Without the protector, the generally accepted threat levels from incoming lightning strikes are limited by flashover of meter spark gaps at 6kV to 10kV, and breakdown of wiring devices at roughly 6kV for interior wiring. Not much has been published about the surge voltage withstand of equipment and appliances. For telecom equipment, the former FCC Part 68 required that equipment withstand 2,500V short line-to-neutral impulses. A study of appliances conducted several years ago by Northeast Utilities showed that none was damaged by 1,000V short line-to-neutral impulses. Recent international standards, including EN 55104, require line-to-neutral surge withstand of 1,000V for the standard “combination wave,” which is 50µs long as a voltage testing wave. So it's reasonable to assume that plug-in 120VAC equipment can probably withstand 1,000V impulses, although more delicate equipment may be damaged at this level. A substantial amount is probably safe against 2,000V impulses, but it's tough to say which part. Comparing these surge withstand levels with the protection levels listed above suggests that a good hard-wired protector, properly installed, should provide good protection for most plug-connected equipment, for small and moderate lightning strikes. Hard-wired protectors should also protect hard-wired HVAC and motor-driven appliances. Standard hard-wired panel protectors won't provide useful protection for equipment in three situations: An open neutral conductor or other sustained AC overvoltage. If the equipment has signal connections (CATV, phone line, data line, or control wiring) in addition to the AC power. If the equipment is unusually sensitive to AC impulses. For all these situations, full protection can be provided by proper multi-port plug-in surge protectors, which have lower AC limiting voltage than the hard-wired protectors and have additional protection circuits to limit surges coming in on signal lines.

≡ WIN 2015 FUAR

2016 FUARA ZAMANINI DÖRT GÖZLE BEKLİYORUZ....

≡ ALÇAK GERLİM PARAFUDRLARIN (İÇ YILDIRIMLIK, SURGE ARRESTER) GEREKLİLİĞİNİ NE KADAR BİLİYORUZ?

Yıldırımdan korunmayı paratoner ile mi kafes yöntemi ile çözmeliyiz konusundaki tartışmadan daha önemlisi yıldırım sonrası aşırı gerilimlerdir. Genel hatları üzerinde tüm sektör firmaları ve kullanıcıların üzerinde mutabık kaldığı bir konu olsa da iş doğru çözümün ne olduğu ve maliyetleri hususunda tıkanmaktadır. Şu an şartnamelerde yazan bilgiyi panolardaki B ve C sınıfı birer ürün olarak algılayıp sadece enerji hattı için –oda yetersiz şekilde yaptığımız- uygulamalar problemlerin devam etmesi ile konuya olan ilgi ve güveni azaltmaktadır. Örneğin biri büyük biri küçük ölçekli fakat tek trafo ve dağıtım panosu ile beslenen iki binadan oluşan bir fabrikada bir adet B sınıfı ve dağıtım panosu sayısı kadar da C sınıfı koruma kullanılmaktadır. Bu durumda ayrı bir yapı olan ikinci küçük bina için sadece C sınıfı kullanıldığından diğer binadan açık sahayı dolaşarak gelen besleme kablosu bu bina için enerjinin ilk alındığı nokta olarak yıldırım direkt etkilerine karşı korumasız kalacaktır. Hâlbuki buranın da harici bir tek bina olarak algılanıp B sınıfı bir ürün ile korunması gerekmektedir. Zayıf akım enerji sistemleri ile kamera, PLC, telekomünikasyon araçları gibi açık sahada bulunan ürünlerin korumasız kalması da sektörün henüz bu konuda gerekli olgunluğa sahip olmadığını açıkça göstermektedir.

comprar lovegra kamagra gel cialis generico viagra pfizer kamagra gel viagra generico cialis precio cialis sin receta viagra o cialis precio viagra viagra precio viagra suisse cialis suisse

uggs sko louis vuitton oslo nike sko polo ralph lauren dame louis vuitton norge oakley norge parajumpers norge oakley briller polo ralph lauren salg moncler jakke ray ban solbriller canada goose norge ray ban norge woolrich jakke parajumpers salg

levitra kaufen kamagra bestellen levitra generika cialis kaufen cialis generika viagra kaufen kamagra australia levitra australia viagra belgique viagra pas cher

prada shoes peuterey uk mont blanc pens cheap hollister uk hollister outlet uk gucci belt uk air jordan uk parajumpers uk cheap air max 90 gucci belt vibram five fingers uk cheap mont blanc pens peuterey sale

new balance ireland nike sb ireland nike ireland timberland australia cheap nike free run nike shox timberland boots nike shox australia oakleyaustralia cheap oakley sunglasses gucci belt gucci belt singapore

uggs sko louis vuitton oslo nike sko louis vuitton norge oakley norge parajumpers norge oakley briller moncler jakke ray ban solbriller canada goose norge ray ban norge woolrich jakke parajumpers salg

levitra kaufen kamagra bestellen levitra generika cialis kaufen cialis generika viagra kaufen viagra piller cialis danmark kamagra australia levitra australia viagra belgique viagra pas cher